Çay Nedir Faydaları Nelerdir?

Çay Nedir Faydaları Nelerdir?

” Çay nedir “ :

Millet olarak Günlük yaşantımızda vazgeçilmez alışkanlık yapan içeceklerimiz  arasında yer alan sıcak dost sohbetlerinde hemen ikram ettigimiz sıcak içeceğimiz “ÇAY “

” Çay Nedir “ peki :İşlenmiş çay bitkisinin  yapraklarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla elde edilen bir sıcak içecek türüdür.

Çay  bitkisinin  bilimsel ismi Camellia sinensistir. Bitkisiniz yapraklarının fermantasyonu, ısıtılması, kurutulması ve bazen diğer meyve veya bitkilerle karıştırılması sonucu hazırlanır.

” Türkiye’de çay nerede yetişir “  Ülkemizde çay sadece Gürcistan sınırından başlayan ve Fatsa’ya kadar uzanan alan içerisinde yetiştirilebilmektedir.Rize En çok üretilen bölgemizdir

” Dünyada Çay nerede yetişir ”  Dünyada en çok üretilen  ülkeler şunlardır: Hindistan, Sri Lanka, Çin, Türkiye, Kenya, Endonezya, Malawi ve Vietnam

” Kaç Çeşit Çay Vardır ” ?

Çayları birçok kritere göre sınıflara ayırmak mümkün olmakla beraber; üç temel çay çeşidi vardır.Bunlar,

“Siyah çay “,

“Yeşil çay “

“Beyaz çay “dır.

Bunların dışında, yetiştiği bahçe, yaprak boyutu, işleme yöntemi, fermantasyon yöntemlerine göre de sınıflara ayırmak mümkündür. “Bitki çayı”terimi meyve ve bitkilerin işlenmesi ile elde edilen içecekleri kapsar. Kuşburnu gibi bitki çaylarında gerçekte çay yaprakları yoktur. Bazı bitkilerin aromaları çaylara eklenerek meyve ve bitki aromalı çaylar elde edilmektedir.

Çay bitki olarak içerisinde  ; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. İçinde bulunan mineraller nedeniyle kemik ve diş sağlığına faydalıdır. Ancak neredeyse hiç karbonhidrat, protein ve yağ içermez, Şeker ya da diğer katkılarla tatlandırılır.

” Çayın Tarihçesi “

Sofralarımızdan  dost sohbet ve muhabbetlerinden   eksik etmediğimiz, şiirlere kitaplara konu olan çay tarihi ile de oldukça ilgi çekici bir bitkidir. Çayın tarihçesi tahmin edilenden de çok eskilere Çin İmparatorluğunun M.Ö. 2737 yıllarına kadar dayanıyor. Başta medikal sebepler ile kullanılmaya başlanan çay zaman ilerledikçe vazgeçilmesi mümkün olmayan bir içeceğe dönüşen keyifli bir yolculuk süreci geçiriyor.

Rivayete göre Çin ‘in ilk imparatorlarından biri olan Shen Yung, tesadüfen çay yapraklarının suya düşüş anına ve renk verişine şahit olur. Bundan oldukça etkilenen imparator yine rivayete göre 7 yıl boyunca o bölgede kalarak sürekli çay içer. Ardından Kore, Japonya ve Vietnam gibi farklı bölgelere de yayılmaya başlayan çay 18. yüzyılda Portekiz ‘e ulaşır. Çin ‘den giden çay eksperlerinin çay endüstrisini bu alanlara da yayması, geliştirmesi ve İngiltere’nin Portekiz’e gitmesi ile birlikte çay artık Avrupa ‘ya yayılmaya başlar.

Ancak bir çok yerde örneğin Hindistan ‘da çay bir içecek olarak değil medikal amaçlar ile kullanılmaya devam eder, içecek olarak tüketildiği yerlerde ise pahalı bir içecek olarak görüldüğü için sadece özel davet ya da günlerde tüketilir. 1785 yılından sonra üst sınıf içeceği olmaktan çıkıp her kesime yayılan çay artık günlük kullanılmaya başlamıştır.

” Çayın Türkiye ‘ye Gelişi “

Yaygınlaşana dek büyük yollar kat eden çayın Osmanlı toprakları ile tanışma öyküsü İstanbul ‘da yaşayan bir kaç dükkanın çay ithalatı yapması ile başlıyor. Çayı bu dükkanlardan öğrenen ve ne kadar değerli bir içecek olduğunu fark eden Osmanlı, Çin ‘den çay fidanları getirterek Bursa ‘ya ekmeye çalışıyor. Ancak  hava ve toprak şartları Bursa ‘da çay yetiştirmeye imkan vermiyor.

Atatürk dönemine kadar da çay konusunda bir aşama kaydedilemiyor. Kahve ithalatının oldukça pahalı olması Türkleri çay içmeye yönlendirdi. 1900 ‘lü yıllarda Karadeniz bölgesinde çay üretimi hız kazanıyor ve bu bölgeler artık çay ile anılan yerler haline geliyor.

Öyle büyük bir büyüme yaşanıyor ki 1924 yılında devlet Rize’de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa dahi çıkarıyor. Yapılan geliştirmeler ve yenilikler ile birlikte günümüzde çay üretiminde hala dünyanın ilk 10 ülkesi içerisinde yer alıyoruz.

” Çayın en önemli özelliği tamamen doğal bir ürün olması ve hiçbir yapay renklendirici, koruyucu ve kokulandırıcı içermemesidir “.

Çay :Ayrıca, sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi yoktur ve vücudun su dengesinin korunmasında önemli bir rol oynayabilir. Ağır ve yağlı yemeklerden 1 saat sonra içilen çay hazmı kolaylaştırır.

” Çayın Faydaları Nelerdir “?

Kanser önleyici: Yapılan araştırmalar hem yeşil hem de siyah çayların tüketilmesinin kanser riskini -özellikle akçiğer, bağırsak ve cilt kanserleriniazaltabileceğini bildirmektedir. Siyah çayın bileşenlerinin antioksidan etkisinin olabileceği, kanser yapıcı hücrelerin oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir.

Şeker körlüğüne karşı çay: İngiliz bilim dergisi Nature’da yayımlanan gözlem sonuçlarına göre yeşil çay ve etkin maddelerinden olan epigallokatekin-3- gallate’in (EGCG), hayvanlarda yeni damar oluşmasını göze çarpacak ölçüde azalttığıdır. Buluş, çay içmenin damar oluşumu gerektiren -örneğin kanser ve şekere bağlı körlük gibi- hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için yararlı olabileceğini gösteriyor.

Yeşil çay demlerken suyun fazla sıcak olmamasına dikkat etmek gerekiyor. 2-2,5 gr. yeşil çay 65-70 dereceye ısıtılmış 350 ml. suda iki-üç dakikademlendikten sonra yaprakların demlikten çıkarılması gerekiyor. Çay soğuduğunda tadını almak zorlaşacağından demliğin altında mum bulundurmak gerekiyor. Eğer yeşil çayınızı tek başına tüketmek istemiyorsanız limon, nane ve zencefille tatlandırabilirsiniz ama şunu belirtmekte fayda var ot-baharat kullanımında dikkatli olunmalı ve ilaç kullanıyorsanız etkileşim olma ihtimaline karşı doktorunuza danışarak tüketmelisiniz

Diş sağlığı: Çay, doğal olarak florür içerdiği için, diş minesini kuvvetlendirir ve ağızdaki bakterileri kontrol altında tutarak plak oluşumunun azalmasına yardımcı olur. Böylece diş eti hastalıklarına karşı koruma oluşturur. Mineral maddeler nedeniyle diş sağlığı için çay içilmesi çok önemlidir.

Kalp ve damar sertliği: Çaydaki kafeinin kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olabileceği ve böylece damar sertliği olasılığını azaltabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, çayın kolesterolü bastırdığına ve kan pıhtılarının oluşmasını engellediğine de inanılmaktadır.

Tansiyonu düşürür: Avustralyalı bilim adamları, belirli ölçülerde düzenli çay tüketiminin tansiyonu düşürdüğünü ispatladı.

Dinlendirici ve konsantrasyon artırıcı: Çaydaki kafein, konsantrasyonu, uyanık ve isabetli olmayı artırabilir, tat ve koku alma duyularını güçlendirebilir. Çaydaki kafein nedeniyle çayın dinlendirici özelliği vardır. Kafein, sinir sistemini uyarır; damarların genişlemesini, kan devrinin hızlanmasını sağlar. Çay içenlerde zihin açıklığı olur. Ders çalışırken, kitap okurken verimliliği artırır.

Çay, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir : Çayın bağışıklık sistemini güçlendirdiği, her gün beş fincan siyah çay içenlerin vücudunun hastalıklara karşı dirençli hâle geldiği bildirildi.

Çay, vücuttaki zararlı maddeleri yok eder. İshali durdurur. Böbreklerin daha iyi ve düzenli çalışmasını sağlar. Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri de idrar sökücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mineral maddeler nedeniyle vücuttaki mineral madde dengesinin kurulmasında sudan çok daha etkilidir. Çay banyoları, sıcak çay emdirilmiş temiz tülbent veya pamukla yapılan kompres ve pansumanlar, göz ve ciltteki bazı rahatsızlıkları giderir, dış derideki hemoroid memelerini küçültür ve ağrıları dindirir.

Ayak Kokusunu Geçirmenin Doğal Yolu :  Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam
yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Bayat Çayın Faydaları :İçmiş olduğunuz çayı posası boğaz ağrılarına son derece faydalıdır. Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak kullanılır.
Bayat Çayın Cilde Faydaları : Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Ciltteki Yararalara Ne İyi Gelir : Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla uygulayarak kullanabilirsiniz.
Eldeki Balık ve soğan Kokusuna Pratik Çözüm : Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız demlikteki çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Kokudan eser kalmayacak.
Gözdeki Çapaklanmaya Doğal Çözüm : Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına uygulayın.
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız? Dilinizin acınsına çözüm demlikteki çaydır. Demlikte kalan çay ile günde 3 defa gargara yapın. Dilinizdeki yaranın ve çektiğiniz acının 1 hafta yerine 3 günde iyileştiğini göreceksiniz.
Buzdolabındaki Kokunun Giderilmesi İçin :  Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının
orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

” Çay  Ne Zaman Nasıl Toplanır “?

Dünyada en çok tüketilen içeceklerden biri olan çayın, anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olmakla birlikte ülkemizde de Doğu Karadeniz bölgesinde, Rize ve çevresinde üretimi bolca yapılmaktadır. Ülkemiz çay üretiminde dünyada 7. sırada yer almaktadır. Türkiye’de yılda yaklaşık 1.2 milyon ton yaş çay yaprağı üretilmektedir.

Tarım amaçlı yetiştirilen 2 m’nin altında küçük ağaç görünümünde çalımsı yeşil bitkilerdir. Çay, nemli iklimlerde yetişen, yaprak ve tomurcukları içecek maddesi üretmekte kullanılan bir tarım bitkisidir. Kısa saplı, derimsi yapılıdır. Çiçekleri beyaz ve hafif kokuludur. Yeşil çay, siyah çay ve oolong çayı gibi farklı oksidasyon seviyelerinden geçirilerek üretilen çay çeşitleri vardır.

Fidan haline gelen ve ekimi yapılan çay bitkisinden 2-3 yıl sonra tam sürgün alınmaya başlanır. Yılda 3 kez sürgün veren çay, iklim koşulları, konumu, toprağın özelliği ve bakım şartlarına göre 4. sürgünü de verebilir. Çay yeterli olgunluğa ulaştıktan sonra gübre verilir ve sonraki ay ilk sürüm toplanmaya başlar. Çay toplamaktan kasıt çalımsı bodur bitkilerin uzayan taze filiz kısımlarının toplanmasıdır. Bu işlem elle, çay makasıyla ve gelişen teknolojiyle birlikte çay toplama motorlarıyla yapılmaktadır. Yaygın olan makasla toplama yöntemidir. Çay makası; ucu küt ve makasın sol kısmına poşet geçirilmiş şekilde tasarlanmıs, her makas darbesinden sonra kesilen çayların o poşette biriktiği bir toplama aletidir. Çay toplanırken dikkat edilmesi gereken çayın odunsu kısımlarına zarar vermeden filiz kısımlarının toplanmasıdır. Çayın lezzetli ve taze olması toplanan filizle ilgilidir. En kaliteli çaylarda çayın ilk iki yaprağı kullanılır. Çay filizleri kesilip (budanıp) makas poşetlerinde biriktikten sonra büyük çay sepetlerinde toplanır. Çay alım merkezlerinde büyük bezlerin üzerine serilir ve fabrikalarca buralardan tartılarak toplanır. Kapalı şekilde çok bekletilmesi halinde çay yanarak zarar görür.

Marttan nisana kadar toplanan genç filizli çayın ferah bir tadı olur. Bu ayların ortasına kadar toplanan çayda daha az taze filiz bulunur. Mayıstan hazirana kadar toplanan çay daha koyu demli olur. Sonraki dönem yağmur çayları toplanır. Bu çay, karışımları fazlalaştırmak ve dengede tutmak için kullanılır. Ekim ve kasım aylarında toplanan çay düşük kalitelidir fakat, daha az güneş görmesinden dolayı o kadar koyu ve demli değildir. 

Mükemmel çay demleme tekniği…

” Mükemmel Çay Demleme Yöntemi “

Bizim insanlarımızın günlük olmazsa olmazlarındandır çay. En azından benim için öyledir. İnanılmaz bir çay hastasıyım. Çay içmezsem duramam bazen. En çok da halı saha maçlarından sonra içtiğimin sayısını bilmezdim. Hele çaysız bir kahvaltı asla düşünemem. Tabi çay da kötü olmamalı. Çok güzel olmalı demiyorum ama kötü olmamalı. İşte böyle çay krizine girdiğiniz zaman önünüze kötü veya çok kötü bir çay gelirse anında çaydan soğursunuz. Çay içmek istemezsiniz. En fazla iki bardak içebilirsiniz. Hadi üç olsun. O da misafirlikte çayı çok sevdiğinizi bilen ev sahibini kırmamak için olabilir.

Çay bu kadar önemliyse, demlenmiş çayın kalitesi daha da önemli oluyor. Bunu sağlamak ve kendimize acımıyorsak bile en azından misafirimize güzel bir çay içirmek için bazı kurallara mümkün olduğunca uymamız gerekiyor. Şimdi adım adım harika bir çayın nasıl demlendiğini tarif edelim.

Çay Suyu Nasıl Koyulur?

Öncelikle çay suyu nasıl koyulur oradan başlayalım. Çeşme suyu kireçsiz, klorsuz, temiz ve içilebiliyorsa ne ala.. ama nerede??? O yüzden hazır suyu tercih edin. Çaydanlığın da kireçten arındırılmış olması ve özellikle dışının da temiz olması tat ve görüntü olarak etkili olacaktır.

Sıcak sudan değil mümkünse oda şartları sıcaklığındaki sudan çaydanlığın içerisine bir miktar su konur. Ama bu miktar çok önemlidir. Yani “ilk başta çaydanlığı iyice doldurayım, kaynayınca demliğe dökerim bir kısmını, biraz durunca hazır olur.. tekrar su kaynatmaya gerek kalmaz, hemen çay hazır olur” gibi bir mantık yok.. böyle çay demlenmez..demlenmek adı üstünde zaman isteyen bir olaydır. Yani çay yaprakları ile suyun birlikte geçireceği zaman ne kadar çok olursa çay o kadar harika olur (zaman açısından elbette bir üst sınır var). Bu bakımdan çaydanlığa koyacağımız su, kaynadıktan sonra demliğe dolduracağımızdan fazla olmamalıdır. Yani çayı demlediğimizde çaydanlıkta hemen hemen hiç su kalmasın. O miktar su da çaydanlığın içerisinde bi süre rahat bir şekilde kaynamış olmalıdır. Öyle su ısıtıcı cihazlar kesinlikle önerilmez. Suyun canını sıkmadan yavaş yavaş kaynatmalı.. Çay suyunun morali bozulursa çay da bozuk olur.

Çaydanlığa su doldurup onu öyle ocağa bırakmak kesinlikle çay suyu koymak değildir. Bu olay çay suyu koymaya bir hakarettir. Mutlaka demlik de üzerinde olmalıdır.. Demlik ise boş değil dolu olmalıdır.. içinde eski değil yeni çay olmalıdır.. o çay yaprakları da yıkanmış olmalıdır. Ve üzerine demliğin kapağının ters çevrilip içerisine alacağı kadar su ilave edilmelidir. Sonra da kapak kapatılır. Ocağın altı yakılır. İşte çay suyu böyle konulur.

Çayı Demleme

Şimdi demlemeye geçelim: Muhtemelen 10 dk. içinde kaynayacaktır o koyduğumuz su. Kaynayan suyu şarrrradan demliğe dökmek çayı mahveder yakar. Onu yani kaynayan suyu bir kenarda bir dakika kadar bekletip sakinleştirdikten sonra ucundan ve demliğin bir kenarından yavaş yavaş süzdüre süzdüre içine boşaltın. İşiniz varsa başkası yapsın bu işlemi. Gerçi ben başkasının koyduğu çay suyunu demlemem. Ama demleyen çok insan var. Sonra demliği de bir kenara bırakalım. Sakın ocağın üstüne koymayın onu. Bu çayın ölümü demektir. Başka bir yere koyun. Ve çaydanlığın içine şimdi gereken kadar ve mantıken bir önceki koyduğunuzdan daha fazla su koymalısınız. Demliği de bunun üzerine yan bi şekilde bırakıp demliğin kapağını da yan kapatıp ocağın altını kısın. O suyun kaynaması da 20 dk.yı bulur. Siz yarım saat beklerseniz daha iyi olur. Bir 5 dk. da altını kapatıp bekleyin, hemen içmeyin. Muhtemelen bu süre zarfında çay yaprakları demliğin dibine inmiş olurlar ve mükemmel çay süzgeç bile kullanmaya gerek kalmadan hazır olur.  Bu şekilde yapılırsa süzgeç kullanmaya gerek kalmaz. Şimdi içebilirsiniz..

Bu çay bir defa görüntü olarak sizi tatmin edecektir. Yani rengi içine attığınız çay miktarı ile de alakalı ama o kendinden emin rengi hissettirmek size bağlı. Peki, ilk bardaklarda çayın üzerinde yüzen değişik çöpler var mıdır? Bizim çayımızda yoktur.

Bu, klasik çay demleme sürecinin nasıl işlemesi gerektiğini anlatan bir yazıdır. Elbette çay demlemek için başka yöntemler de vardır. İçine değişik şeyler katanlar da vardır. Onlar ayrı konu…

Çay Maskesi Nedir? Cilde Faydalı Mıdır?

Cilt sağlığı en az vücut sağlığı kadar önemlidir. Cilt vücudun elbisesidir. Cildin genel sağlığı vücudun sağlığı ile yakından ilgilidir. Çünkü vücudun içinde olan bir sorun önce cilde yansır. Örneğin karaciğer de yağlanma olduğu zaman ciltte de lekeler meydana gelir ve gözenekler belirginleşir. Kalpte bir problem olduğu zaman ciltteki siyah noktalar çoğalır. Vücudun dengesi bozulduğu zaman cildin de dengesi bozulur. Sağlıklı bir cilt parlak ve canlı görünürken problemli bir cilt akneli, lekeli, çilli, yorgun ve mat görünmektedir.

Cildin sağlıklı görünmesinde beslenmenin faktörü büyüktür. Yağlı, aşırı baharatlı yiyecekler, çok miktarda tüketilen kuru yemişler cildin doğal olan yağ ve nem dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca havada oksijen oranının yetersiz olması, yaşanılan ortamın havasız olması, yanlış beslenme ve hayatımızın her alanında yerini alan stres cildin erken yaşlanmasına ve yıpranmasına neden olmaktadır.

Cildi korumanın ilk adımı cildi düzenli olarak her sabah temizlemektir. Cildi temizlemek için gülsuyu, elma sirkesi, limon suyu ya da çay kullanılabilir. Düzenli olarak temizlenen cilt, gözenekleri açık olduğundan oksijen alabilir. Nefes alan bir cilt ise erken yaşlanmaz.

Cildin derinlemesine temizlenmesi, parlaklığını ve sağlığını yeniden kazanması evde düzenli olarak yapılacak doğal maskelerle mümkündür. Evde yapılacak maskelerden biri de son zamanlarda adından sıkça söz ettiren doğal çay maskeleridir.

Çay Maskesinin Cilde Faydası Nedir?

Çayla yapılan cilt maskeleri cildin gözeneklerini sıklaştırır, cilde parlak ve canlı bir görünüm kazandırır. Ayrıca gözenekler açıldığı için siyah nokta oluşmasını önler. Düzenli olarak kullanıldığı takdir de ciltte zamanla oluşan kahverengi lekelerin tonunu açar.

Birçok kadın çay mucizesini bilir. Evrenin yaratıcısı evrende faydasız hiçbir şey yaratmamıştır. Çayın birçok faydası vardır. Bunlardan birkaç tanesini yazacak olursak, yemekten iki saat sonra içilen çayın stresi azalttığı bilinmektedir. İçerisine karanfil konulan bir bardak şekersiz çay vücudun yorgunluğunu almaktadır. Çay karanfil konularak içildiği zaman vücudun demir emilimini azaltmaz. Ayrıca karanfil konularak tüketilen siyah çay hafızayı canlandırır.

Çay demlenip soğutulduktan sonra, çaya pamuk batırıp bu pamukla gözler pansuman yapıldığı zaman göz altı morlukları, göz ağrıları, mevsimlerle birlikte gelen göz alerjisine çok faydalıdır.

Güzel demlenmiş çaydanlıkta kalan çaylarınızı atmayın. Kalan çayınızı cildinize maske yaparak değerlendirebilirsiniz. Çaydan cilt maskesi yapmak için bir kabın içine bir tatlı kaşığı bal, bir yemek kaşığı yoğurt ve bir kaşık demlenmiş soğutulmuş çayı tahta kaşıkla bir güzel karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı cildinize uygulayıp 15 dakika bekletin. Cildinizi yıkadıktan sonra gözeneklerinizin açıldığını cildinizin rahatladığını göreceksiniz.

Çayla gelen güzellik için başka bir maske tarifi ise şöyle: Bir kabın içine 3 yemek kaşığı mısır unu koyun. Bilindiği gibi mısırın cildi sıkılaştırma etkisi vardır. Mısır ununun üstüne 3 yemek kaşığı demlenmiş çay ilave edin. Güzelce karıştırıp krem haline getirdikten sonra cildinize sürün. Yaklaşık yarım saat beklettikten sonra yıkayın. Cildinizin siyah noktalardan arındığını ve sıkılaştığını göreceksiniz.

“Göze Çay Pansumanı Yapmak “

Göze çay damlatmak, yani göze çay poşeti veya pamuğu koyarak göz pansumanı yapmak bazı göz rahatsızlıklarına ciddi anlamda iyi gelmektedir. Dinlenmiş siyah çay, antiseptik özellik göstermektedir. Bu yönüyle pamuğa dökülerek göz üzerine pansuman yapıldığında gözü dinlendirir ve mikropların – iltihabın çözülerek kaybolmasına yardımcı olur.

Bu konuda araştırma yapan bilim insanları, göz kapaklarına yapacağımız şekersiz siyah çay pansumanının göz kapağındaki iltihaplanmalar, arpacık, kirpik dibi iltihabı, göz kesesi iltihabı, göz kapağı yağlanmaları ve kirpiklerde kepeklenme gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiğini ifade etmektedirler. Kuşkusuz bu yöntem, ciddi hastalıkların tedavisinde ancak ilaçlara yardımcı olacak bir tedavidir.

Göz banyosunun / pansumanının yapılışı şöyle olmalıdır: Kullanacağımız çay, demlendikten sonra soğumaya bırakılmış, dinlenmiş ılık çay olmalıdır. Çay mutlaka şekersiz olmalıdır; çünkü şekerli çay gözde mikrop üremesine neden olabilir. Ellerimizin ve kullanacağımız nesnelerin temizliğini sağladıktan sonra gözü kapatacak büyüklükte bir pamuğu ıslatacak kadar çay dökülür. Ilık ılık gözlerimizin kapağına kapatılır ve 5-10 dk öylece beklenir.

Çay, gözünüzün içerisine kaçsa da sıkıntı olmaz. Ayrıca eğer kirpiklerinizle ilgili bir sıkıntı varsa, pamuğu kirpik diplerindeki yağlanmayı, iltihabı ve kepeklenmeyi gidermesi için hafif hareketlerle sürebilirsiniz. Bu uygulamayı haftada bir iki gün yaptığınız zaman, gözlerinizin yorgunluğu geçer ve yukarıda sıralanan sıkıntılardan büyük ölçüde kurtulmuş olursunuz.

Gözünüzde arpacık çıktığında, aynı şekilde pamuğa döktüğünüz biraz sıcak çayı günde iki üç defa pansuman yaparsanız bu yardımcı tedavi size iyi gelecektir. Ayrıca lens veya gözlük kullanıyorsanız, gözlerinizi rahatsız hissedecek kadar yorduysanız yine çay banyosu yaptırmak size çok iyi gelecektir.

” Çayın Saçımıza Faydaları “

Bayat çay saçlarınızın ışıl ışıl olmasını sağlar. Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor.

Çay Nedir Faydaları Nelerdir?” üzerine bir yorum

Yorum yapın